Müziğin Bilişsel Yorumu

Belirli sırayla ve kurala göre dizilmiş notaların oluşturdukları melodiler, nasıl oluyor da dinleyenden dinleyene farklı duygular ve anlamlar oluşturabiliyor. Ya da bu melodilerin herkesde aynı etkiyi bırakması mümkün mü? Müziğin, özellikle enstrümantel müziğin tamamen soyut bir kavram olduğunu iddia etmek çok da zor değil. Besteleyen kişinin müziği yazdığı sıradaki duyguları, hayatındaki sorunları, umutları, hayalleri, yaşadığı çağın gerçekleri, içinde bulunduğu doğanın ezgileri belirli harmonilerle müziğe dönüşüyor. Bütün bunlar dinleyen kişide de farklı farklı çağrışımlar uyandırıyor. Örneğin hiç klasik müzik yorumu okudunuz mu? Eleştirmenler, bestecilerin çalışmalarını nitelerlerken, "asil ve asi bir ruh hali", "birbiriyle zıtlaşan iç sesler", "dingin bir nehir kenarında yürümek gibi" ya da "sessizliğin içinde derinden gelen bir çığlık" gibi ve çok daha yaratıcı yorumlar kullanırlar. Peki bunlar bahsedilen müziği gerçekten ne kadar doğru niteliyor. Bu nitelemeler kişisen kişiye ne kadar değişiyor? Ya da en ilginci bu müziği besteleyen kişinin eseri yazarken vermek istediği duygular bunlar mı?

Bilişsel bilimler konusunda çalışmalar yapan iki araştırmacının Cognitive Daily blogunda her Cuma günü geleneksel bir okuyucu deneyine yer veriliyor. Okuyuculardan küçük bir test doldurmaları isteniyor ve gelen cevaplar bilimsel olarak incelenerek yapılan küçük araştırmanın sonuçları daha sonra yayınlanıyor. Bu haftaki konu ise klasik müziğin bizde uyandırdığı çağrışımlar ve bu çağrışımların bizden mi yoksa yönlendirmelerden mi kaynaklandığı. Verilen 7 tane klasik müzik parçası örneğini dinleyerek sizde uyandırdığı izlenimi ve esere ne kadar aşina olduğunuzu verilen formda dolduruyorsunuz. Araştırmacıların peşinde oldukları soru bestecilerin müzikleriyle ifade etmeye çalıştıklarının dinleyicilerde uyandırdığı etkilerle ne kadar uyuştuğu. Oldukça ilginç bir çalışma ve sonucunu sabırsızlıkla bekliyorum.

Araştırmaya katılmak için aşağıdaki bağlantıdan yararlanabilirsiniz. İlginizi çetiyse, her hafta cuma günü benzer araştırmalar için Cognitive Daily'i ziyaret etmeyi unutmayın!

Casual Fridays: Can we really tell what a musical work is "about"? - Cognitive Daily

7 yorum:

Ceren Burcak dedi ki...

Ben flüt çalıyorum ve doğaçlama besteler yapıyorum. Yaptığım bestelerde dikkat ettiğim özellik ortaya çıkarttığım renklerin uyuşması ve genelde mavi tonunu kullanıyorum. Müzik dinlerken, duyguları vermenin yanı sıra renkler de oluşturuyorsunuz. Örneğin, arızasız bir parça çaldığınızda açık tonlar oluşuyor, ki genelde açık mavi; ya da insanların seslerinin de çok farklı renkleri olabiliyor.
Ayrıca birçok bestecinin eserlerinin başlıklarına bakarsanız, o başlıkların parçanın içinde bir yerde geçtiğini görürsünüz. Bunu çalarken dinlerkene oranla daha iyi hissediyorsunuz. Örneğin, Seashore/deniz kıyısı (Christopher Norton) başlıklı bir parça sizde çalarken dalgaların bir sahile çarpması etkisi uyandırabiliyor.

Ceren Burçak

Arif Bayırlı dedi ki...

Bahsettiğiniz renk kavramı çok ilgimi çekti ama aklıma şu soruyu da getiriyor. Sizin açık ton olarak ifade ettiğiniz renk, açık mavi, nitelikli bir dinleyicide aynı izlenimi uyandırıyor mu? Dinleyicinin, besteci ile aynı fikirde olması için illa ki eserin ismini bilmesi veya bestecinin eseri tanıtan bir paragrafını mı okuması gerekiyor? Burada bahsettiğim deneyde sorgulanmaya çalışılan da tam olarak bu gibi geliyor bana.

Gittiğim bir çok klasik müzik konserinde orkestra şefi çalınacak eser hakkında tarihsel bilginin yanında dinleyicileri yönlendirici yorumlara da yer veriyor. Bu yorumların benim müziği objektif bilişsel algılamamı etkilediğini kesinlikle söyleyebilirim. Müziğin bu kadar soyut doğası bizim bilinç dünyamızda tamamen objektif imgelemler mi oluşturuyor yoksa herşey bizim hayal gücümüze mi bağlı?

GarajımdakiEjderha dedi ki...

Renklerle ilgili bu yorumunuz pek çok sanatçıda görülen bir bilişsel olay. Sinestezi kavramını araştırmanızı şiddetle öneririm, muhtemelen bir sinestetiksiniz.

içten dedi ki...

çok ilginç bir çalışma. ben de soruları cevapladım. sonuçlar ne zaman açıklanacak acaba çok merak ediyorum.

Arif Bayırlı dedi ki...

Araştırmanın sonuçlarını bahsettiğim yazıdan bir hafta sonra yayınladılar :

http://scienceblogs.com/cognitivedaily/2009/05/casual_fridays_we_cant_tell_wh.php

Sonuçlara göre dinlediğimiz müziğin ne anlama geldiğini birisi bize söylemeden kavramakta başarısısız gibi duruyor. Müzik alanında profesyonel eğitim almış ya da profesyonel klasik müzik dinleyicisi olmak bile fazla bir fark yaratmıyor sonuçlara göre.. Detaylı analiz için yukarıdaki bağlantıyı inceleyebilirsiniz...

Garajımdaki Ejderha dedi ki...

Yeni yazilari bekliyoruz artik Arif :)

Kitleweb dedi ki...

Müziğin dinleyicide bıraktığı etkinin en güzel örneğini konserlerde görebiliriz. Sonuç olarak bir cihazdan dinlemek aynı duyguyu yaratmayabilir. Ancak zaten konser sırasında dinleyici ile ne kadar aynı duyguya yaklaşabilirse bir müzisyen işte o zaman büyüleyici bir ortam oluşuyor. Güzel bir araştırma olmuş. Okumaktan zevk aldım.

Yorum Gönder