İğnelerin gücü adına : Akupunktur

Bilim Günce'de yer vermek istediğim konulardan birisi de "Bilimsel Şüphecilik"(Skepticism). Gazetelerden, televizyonlardan hatta bir çok tanınmış "bilir kişiler"den duyduğumuz, bilimsel oldukları iddia edilen çeşitli konulara sorgulayıcı bilimsel yaklaşımın nasıl baktığını bu bölümde paylaşmaya çalışacağım. Gözlemler sonucu elde edilen veriler üzerine kurulu hipotezlerle süreçlerin test edildiği bilimsel yöntemin, herhangi bir kanıt ya da ipucunun olmadığı halde insan piskolojisini manipüle edip popülist söylemlerle doğru olduğunu ortaya koyan olay ve kavramlar merceğimiz altında olacak.

Bunlardan ilki modern batılı toplumun doğu kültürüyle harmanlanmış, tütsü kokan egzotik her kavramı sorgulamadan kabullenip içselleştirdiğinin somut göstergesi olan
Akupunktur. Vücudun çeşitli yerlerine iğneler batırılarak vücütta akan bir tür fazla enerjiyi dışarı taşıdığı düşünülen alternatif bir tedavi yöntemi akupunktur. Özellikle baş ağrısı ve migren hastalarına uygulanan tedavide kullanılan yöntemlerin bilimsel olarak doğrulanmadığı biliniyor. Yanlız şöyle bir durum var ki yapılan klinik deneylerde akupunktur tedavisi uygulanan hastaların çoğunda iyileşme görülüyor. "Bu durumda, şüphelenilecek ne var?" diye sorarsanız cevabım akupunktur uygulayıcılarının kullandıklar yöntemler ile tedavi edici mekanizmaları açıklama şekilleri.

İğnelerin vücüdun sadece belirli bölgelerine batırılmalarının büyük önem taşıdığı iddia edilen akupunktur konusunda yapılan kontrollü deneyler iğnelerin tamamıyle rastgele batırıldığı hastalarda da aynı başarı yüzdesiyle iyileşme olduğunu gösteriyor. Bir de her tedavi uygulayıcısının üzerinde standart bir anlaşma sağlayamadığı kendi teknikleri olmaması da işin diğer tarafı. Burada bir sorun var gibi? Kadın programlarında saatlerce vücüdumuzun "Aku" enerji noktaları konusunda dersler veren güleç yüzlü adamlar yanılıyorlar mı? Akupunktur ile tedavilere verilen cevaplar bir tür plasebo(ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde) etkisi mi?

BBC'nin haftalık Bilim Podcast yayını "Dr Karl and Naked Scientist"de ilgimi çeken bir akupunktur araştırmaları konulu makaleden yola çıkarak biraz araştırma yaptığımızda akupunkturun her yerde "bilimsel" olarak aktarılan yöntemlerinin pek de bildiğimiz "bilimle" ilişkili olmadığını görüyoruz. (Sesli yayını dinlemek için tıklayınız - mp3)

Konuyla ilgili Skeptic Society'nin haftalık raporu eSceptic'te Harriet Hall tarafından yayınlanmış makale akupunktur'un geçmişi ve tedavi yöntemlerinin sorgulanması konusunda bir çok aydınlatıcı bilgi veriyor. İncelemenizi tavsiye ederim :

Puncturing the Acupuncture Myth -eSkeptic

Ayrıca Quantum Diaries Surviver blogunda Thomas Dorigo'nun geçen günlerde yaptığı muhteşem bir literatür taraması sonucu oluşturduğu akupunktur tedavilerinin bilimsel açıdan değerlendirildiği yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ederim :

Is acupuncture effective? - Quantum Diaries Survivor

2 yorum:

garajimdakiejderha dedi ki...

yazılar kadar, yazılarda verdiğin kaynaklar da ilgi çekici ve doyurucu. henüz tam anlamıyla ingilizce kaynaklardan yararlanabilecek seviyede bir dile sahip olmasam da yaptığın çok çok iyi bir iş. eline sağlık.

Arif Bayırlı dedi ki...

Teşekkürler. Elimden geldiğince ilgi çekecek güncel konulara referanslar vermeye çalışıyorum. en uçtaki çalışmalara işaret edecek nitelikli Türkçe siteler hali hazırda olmadığından bir eksiği sadece "işaret ederek" doldurmaya çalışıyorum. Umarım ilerde BilimGünce büyüyerek bilimi doğrudan kendi dilimizde de paylaşabileceğimiz bir platform halini alır.

Yorum Gönder